Ecdadının Evladı Türk Milleti Ayağa Kalkmıştır

Ecdadının Evladı Türk Milleti Ayağa Kalkmıştır

 

İstanbul Yenikapı’daki demokrasi ve şehitler mitinginin özeti şudur; ecdadın evladı olduğunu gösteren Türk milleti şaha kalkmıştır. Bu süreçten sonra siyasi iradeye düşen görev milletimizin geleceğe güvenle bakması için devletin milleti ile bütünleştiği yeniden yapılanmayı sağlayan sivil bir anayasayı Türk milletine hediye etmektir.

 

Son iki yüzyıldır kendini yenilemenin gayreti içinde olan ama bir o kadar da bugün girişimleri akamete uğratmak isteyen dış güçlerin oyunlarıyla mücadele etmek zorunda kalan devletimizin ne kadar çetin bir var olma mücadelesi içinde olduğunu milletimiz 15 Temmuz gecesi iliklerine kadar hissetti. Vatan haini FETÖ çetesinin, milletimizin üzerine acımasızca nasıl kurşunlar yağdırdığını dehşet ve üzüntü içinde müşahede ettik. Millet olarak el ele vererek uçuruma yuvarlanmaktan son anda kurtulduk. Ancak dış mihraklar ve içimizdeki her türlü uşakları şunu unutmasın ki, Türk milleti olarak zor bir coğrafyada yaşadığımızın idrakindeyiz. Bu coğrafyanın kaderinin idrakindeyiz. Bu coğrafyada yaşamanın bedeli olduğunun da idrakindeyiz.

 

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in şiirinde dediği gibi; 


Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, bu dünya böyle gelmiş, böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben akayım, Son Peygamber kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün ayağa kalk, Sakarya!..

 

Bu millet artık ayağa kalkmıştır. Milli iradesini çiğnetmemiştir ve çiğnetmeyecektir. 15 Temmuz bunun en güzel örneğini tarihte olduğu gibi bir kez daha ortaya koymuştur. Aziz milletimiz 7 Ağustos’ta İstanbul Yenikapı’da milli iradeye sahip çıktığını hangi siyasi görüşten olursa olsun konu devlet ve millet olunca bir araya gelebileceğini göstererek, dışarıya muhteşem bir mesaj vererek demokratik olgunluğunun ne düzeyde olduğunu göstermiştir. İktidarı ve muhalefetiyle tüm siyasilerimize de bu mesajı iyi okuyarak birlik ve beraberliğimizin zemin oluşturabilecek yeni sivil bir anayasa yapılmasının gerekliliğini ifade etmiştir.

 

Ortadoğu, Asya ve Avrupa’nın kavşak noktasında enerji geçişlerinin vazgeçilmez coğrafyası olan Anadolu’ya hükümran olarak, kültürel, sosyal, ekonomik ve sosyal boyutuyla acımasız bir mücadelenin cereyan ettiği dünyada bağımsız ve onurlu bir devlet olarak güçlü bir şekilde var olabilmenin ilk şartının iç huzurumuzun ve birliğimizin temin edilmesi olduğu açıktır. İşte hazırlanacak yeni anayasa bu minvalde devletin yeniden yapılanmasına zemin teşkil edebilecek böyle bir perspektifi elde etme imkânını bizlere sunacaktır.

 

Kanaatimizce hazırlanması gereken yeni anayasanın bir, nasıl bir zemine oturacağı; iki, temel ilkelerinin ne olacağı; üç, temel fikri ve paradigmasının ne olacağı; dört, devletin işleyişi ve yapılanmasının nasıl kurgulanacağı en önemli noktaları oluşturmaktadır. Bugüne kadar darbelerin gölgesinde hazırlanmış olan anayasaların bu konularla ilgili temel niteliklerini yerle bir edecek güçlü bir felsefe ve çerçeve dayandırılarak yeni anayasa hazırlanmalıdır.

 

21 ve 24 Anayasası’nın kuruluş felsefesini içinde barındıran özelliklerin daha sonra yapılan darbe anayasaları ile yok edildiği ve 15 Temmuz gecesi ve öncesinde yaşanan süreçlere nasıl zemin hazırlandığı ortadayken yeni anayasanın kuruluş felsefesi 21 ve 24 Anayasası’nın kuruluş felsefesinde olduğu gibi "toplumsal mutabakata" dayanmalıdır. İstanbul Yenikapı’da müşahede ettiğimiz gibi bu toplumsal mutabakat şu an vardır. Siyasi irade 7 Ağustos’ta müsaade ettiğimiz gibi oluşmuş olan "toplumsal mutabakatı" iyi değerlendirerek sivil yeni bir anayasanın hazırlanmasına acilen başlamalıdır.

 

Yasama, yürütme ve yargının yetkilerinin ne olduğundan ziyade yetki sınırlarının ne olduğu ve birbirleriyle olan ilişkilerinin mahiyetinin net olarak tayin edildiği bir anayasal çerçeve oluşturulmalıdır.

 

21 ve 24 Anayasası’nın temel mantığına inildiği zaman bireyin devlet nezdinde muhafaza edilmesi üzere kurgulandığı tespit edilecektir. Hakların, sorumlulukların ve ödevlerin diğer bir ifadeyle nimet ve külfet paylaşımının sınırları liyakat ölçüleri çerçevesinde artık yeni anayasayla devletimizin kuruluş felsefesi olan bu mantık dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Böylece bireysel kimlik üzerinden tüm vatandaşlar devlete karşı aidiyet şuuru hissedecek ve neticede hiçbir ideoloji ve grup ürettiği kolektif kimlik üzerinden devleti yeniden dizayn ve inşa etme hakkını kendinde bulamayacaktır.

 

Netice itibariyle 7 Ağustos’ta İstanbul Yenikapı’daki milli irade bize göstermiştir ki, 15 Temmuz gecesinde ömrümün baharında yirmi üç yaşında şehit olan Oğuzhan Yaşar gibi genç fidanlarımız için; kahramanca mücadele ederek özel kuvvetlerin hainlerin eline geçmemesi için canını feda eden Ömer Halis Demir için; en kıymetli hazinesi olan canını hiçe sayarak vatanı korumak adına mücadele ederken şehit olan  özel harekât polislerimiz için; çocuklarının güçlü bir devletin vatandaşı olması için; şanlı Türk tarihinde son devletimiz Türkiye Cumhuriyetinin payidar olması için ayağa kalkmış olan Necip Türk milletinin birliğini ve beraberliğini dış mihraklar ve içimizdeki hain uşakları asla bozamayacaktır.

 

MUSTAFA GÜÇLÜ

ANADOLU-SEN KONFEDERASYONU

GENEL BAŞKANI

 Okunma Sayısı : 373         08 Ekim 2016

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Anadolu Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası

Adres : Korkut Reis Mah. GMK Bulvarı 30/19 Kızılay Çankaya ANKARA

Tel: +90 312 229 99 40 - pbx

Fax: +90 312 229 9936 -

Gsm: +90 505 739 18 19 - Mesut İbrahim KARAHAN - Genel Başkan

Gsm 2: +90 507 613 32 82 - Ahmet KÖKEN Genel Sekrete

Email: info@eksendiyanetvakifsen.org

Web: http://www.eksendiyanetvakifsen.org/

Facebook
Twitter
Sosyal Medya